13 Aralık 2008 Cumartesi

Tek tek sevdim
hayal denizin öte kıyısına
sürükleyen dalgaları.
Bekledikçe artan
huzurlu anları
Ve uçurumun kıyısında
ayazın yamacında
histerik duruşlarda
taşınanları.
İlk kezmiş gibi
belledim aklımda
Ve öyle düşünürek
sevdim seni.
Seslerdi
tek tek sevdiğim
Uzaktan gelenler
Hissisliğimde
peşim sıra sürüklenenler
aklıma emanettiler.
Aklım selim
aklım,
tüm var oluşu
anlayışı
kavramazlığı
ve haykırışıyla
senindir.
Haykırış matahtı
dirayetsiz
ve pek bir narin kala kaldı.
Yalnız ovaları
bekleyen karbon kayaçları
üzerine titreyen
sevgisini
ve kahrnını
mutlulukla
çekincesiz
bir ferahlıkla
emeğe çeviren
eller kadar
heykeltraş misali
Kendi kabrini de oydu
kendi tahtını da
beklemekteyken
son saltanat için çıktığı
musalla taşında.
Yakmaz olur ateş
közü kalır geride
Zindan olur
bulut olur yer yer
varamaz bir türlü
çepeçevre güneşe.
Ölmez olur sözler
bir zaman gelince.
Vakit bol
vakit ağır olur
sessizliğin yamacında
sarkaç beşe vurur.
Sarkaçtan kork
pek kadimdir lanet.
taşıyanlar korkuyla
taşıyanlar tanrıya
varır bir gün elbet.
Dünyada son kalan
adanamaz gerçeğe
Emaneti kutsal olan
yaranamaz gün gelince.
Gözlerimi diktiğim vakit
bahtsız bulutlara
çöküp gidiyor kar taneleri
Parçalanan bir hüzme ışık
ucu kuruyan bir nehir gibi
Toprağın sessizliğine yitiyor.
Gözlerimi diktiğim vakit
bahtsız bulutlara
Kaçışıyor kar taneleri
Sanki her şey bana inat.
Varamadığım bir yerlerde
Özlemle andığım
Bir hayat sürüyor.
Gitmek hissindeyim
böyle bir odadan, diğerine.
Başımı alıp atmak
tam tamına on beş adım.
Görmediğim yerler görürüm belki
bol bol da düşünürüm
Bakarsın tanışıveririm birileriyle
Tecrübeden ibaret değil mi hayat
Hatta dinlerim de biraz,
Huzursuz misafir olarak.
Baharın sonu mu geldi ne
Ayazda bir fena
Şaşırdı bu mevsimler, şaşırdı.
Ürkek davranır oldu bulutlar.
Sakınır cimriler
tek damlayı
tek yaşı topraktan.
Artık geç mi doğuyor güneş
Ayda bir şaşılık mı var
Yıldızlar da saklanmış.
ya da terk mi ettiler
Yalnız kaldık yalnız
sonsuz karanlığında evrenin
yalnız.
Tek bir damla ışık
süzse eşiğimden.
Avuçlarım hazır
ben toplarım karanlığı
Sen kal güneş
terk etme beni
başkalarına muhtaç yalnızlığa,
Kefaretini öderim
Sen dolaş güneş;
bulutsuz günlere
hasret kalana dek
zorum yok, beklerim.
Çağrıldığın yerde
kalma uzun vakit.
Dönmeni isteyen olmazsa hiç
Kefaretini ben öderim
Sen dolaş güneş.
Vicdanın eseri
bu kalp atışları zamanın
ve derin düşüncesinde ayazların
umutsuzdur
yol bekleyen gözler.
Yol uzanır
usanır ay beklemekten.
Gergindir ateşin parlayışı
Derin iç çekişlere hasret
Şeytan dikenleri özlemle
geç kalan yağmurları aranmaktadır.
Gün dağılır titremekten,
insan söner beklemekten.